GECE GELEN TELGRAF

Gece gelen telgraf

dört heceden ibaretti:
“VEFAT ETTI.”
Imza yok.
Bu dört hece bile çok.

Bakiyorum duvara:
duvarda bir yara-
duvarda bir resim-
vefat edenin,
elimle çizmisim.

Saat bir.
Saat üç.
Saat bes.
Polis düdükleri, saatlar…
Yatagim bozulmamis.
Çekmecemde kaatlar:
bazilari
onun el yazilari.

Gece gelen telgraf
dört heceden ibaret…
Safak söküyor-
odam
geceden ibaret.

Avuçlarimda
ellerinin gölgesi dolasan adam
demir parmakliklardan gördü son gündüzünü.
Mahpushane doktoru
örterek paltosuyla upuzun yatanin yüzünü:
– Tamam!
dedi.
Bunu belki evvelki aksam
dedi.
Evvelki aksam
ben……

Saticilar geçiyor mahalleden.

Bakiyorum
gece gelen
telgrafa.
O mükemmel bir kafa
mükemmel bir yürek,
yumruklariyla erkek
gözleriyle çocuktu.
Hudutsuz ve Allahsiz bir basti o.
Yoldasti o..

* * *

Düsmanlar kina yaksin
dostlar girsin saflara.
Sen gözyasi göstermeden agliyacaksin
gece gelen telgraflara…