
■ Biyografisi
■ Otobiyografisi
■
Kronolojisi
■ Şiirleri
■
Fotoğrafları
■
Videoları [Yeni]
■
Kendi Sesinden
■
Dostlarından NH
■
Abidin Dino
■
Kitapları
■
Mesaj
Panosu
■ Bu Siteye Destek
■
Siteyi Tavsiye Et
■ Ana Sayfa

Mesaj Panosundan
seni tanıomak için senin gibi düşünmek lazım senin gibi düşünmek için herşeye deger verip herşeyi alılamak lazım keşke şuan hayatta olsaydında nasıl bir devlet var görseeydin sizin gibileri hayatlarından ettikleri için köpek gibi pişmanlardır seni saygı ve sevgiyle anıyoruz daima ve ebedi kalbimizdesin.
DENIZ ARSLAN
6.5.2008
Siz de Mesaj Panosuna Yazmak İçin Buraya Tıklayınız. |
Nazım Hikmet Ran Kronolojisi
1902 : 15 Ocak'ta Selânik'te dünyaya gelir.
1913 : "Feryad-ı Vatan" başlığını taşıyan ilk şiirini yazar. Galatasaray
Sultanisi'nde ortaokula başlar.
1914 : Ekonomik nedenlerle Nişantaşı Sultanisi'ne geçer.
1917 : Bahriye Mektebine girer.
1918 : İlk kez bir şiiri yayınlanır. Yeni Mecmua'da yayınlanan bu ilk şiiri
"Hâlâ Servilerde Ağlıyorlar mı" başlığını taşır.
1920 : Bahriye'yi bitirmesine birkaç ay kala sağlık nedeniyle ayrılmak zoruna
kalır. İstanbul işgal altındadır.
Arkadaşı Vâ-lâ Nurettin ile birlikte gizlice Anadolu'ya geçer. Ankara Hükümeti
tarafından Bolu'ya öğretmen olarak atanır.
1921 : Azerbaycan üzerinden Moskova'ya gider. Devrimin ilk yıllarına tanık olur.
Ekonomi politik öğrenim görür. Sanat çalışmalarına katılır.
1924 : Moskova'da yayınlanan ilk şiir kitabı "28 Kânunisani" sahnelenir. 12
Mart günü Pravda'da bu gösteri övgüyle yer alır. Türkiye'ye döner ve Aydınlık
Dergisi'nde çalışmaya başlar.
1925 : Ankara İstiklâl Mahkemesi'nde gizli örgüt üyesi olduğu gerekçesiyle
yokluğunda yargılanarak "on beş yıl küreğe konulma cezası" verilir. Bu durum
onun ülkeden ayrılmasına yol açar. Moskova'ya gider.
1926 : Viyana'ya geçerek ileride suçlanmasına konu olarak "parti" toplantısına
katılır. Türk Ceza Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle, "küreğe konulma" cezası
ortadan kalkar.
1927 : Katılmış olduğu "Viyana Konferansı" nedeniyle İstanbul Ceza Mahkemesi'nde
yokluğunda yargılanır. Üç ay hapis cezası verilir.
1928 : Yurda dönmek üzere Moskova'daki Büyükelçiliğe başvurur. Pasaport almak
istemektedir. Ancak kendisine yanıt verilmez bunun üzerine gizlice sınırı
geçerse de Hopa'da yakalanır. İstanbul üzerinden Ankara'ya götürülür. Ankara
Ağır Ceza Mahkemesi'nde, daha önce yokluğunda yapılan yargılamalar yinelenir. Üç
ay hapis cezası verilir. Cezaevinde geçirdiği süre gözönüne alınarak serbest
bırakılır.
1929 : Resimli Ay Dergisi'nde çalışır. İlk şiir kitabı "835 Satır" yayınlanır.
Bunu diğerleri izler.
1930 : "Sesini Kaybeden Şehir" başlıklı şiir için dava açılır. Yargıtayca
aklanır.
1931 : "1+1=1", "835 Satır", "Jokond ile Si-Ya-U" ile bir kez daha "Sesini
Kaybeden Şehir" ve "Varan 2" adlı kitapları hakkında dava açılır. Hepsinden
aklanır.
1932 : "Kafatası" oyunu İstanbul Şehir Tiyatrosu'nda sahneye konur.
1933 : "Gece Gelen Telgraf" şiirinden dolayı yargılanır. Altı ay üç gün hapis
cezası verilir. Babası bir kaza sonrası ölür. Onun ölümü üzerine "Hiciv
Vadisinde Bir Tecrübei Kalemiye" başlıklı şiiri yazar. Şiirde babasının patronu
Süreyya Paşa'ya hakaret ettiği gerekçesiyle hakkında dava açılır. Bir yıl hapis,
200 lira para cezasına çarptırılır. Bu sıralarda "gizli örgüt" kurduğu savıyla
Bursa Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan ayrı bir davada idamı
istenir. Dört yıl ağır hapisle cezalandırılır.
1934 : Cumhuriyetin 10. Yılı nedeniyle çıkarılan af yasasından yararlanır.
Serbest bırakılır.
1936 : Gizli örgüt kurmak ve yönetmek savıyla yargılanır ve aklanır.
1937 : "Simavne Kadısı Oğlu Şeyh Bedrettin Destanı" yayınlanır.
1938 : Askeri öğrencileri isyana teşvik suçlamasıyla da "Donanma" davaları
açılır. Toplam 28 yıl 4 ay ağır hapisle cezalandırılır.
1941 : Bursa'da "Memleketimde İnsan Manzaraları" nı yazmaya başlar.
1943 : Cezaevi arkadaşı Orhan Kemal tahliye olur. Balaban'ın resim çalışmalarına
yardımcı olur, yetişmesini sağlar.
1944 : Karaciğer ve kalp rahatsızlıkları başlar.
1949 : Basında haksız mahkumiyetine ilişkin yazılar artmaya başlar. Ahmet Emin
Yalman, Vatan Gazetesi'nde "Tevfik Fikret ve Nâzım Hikmet" başlığını taşıyan bir
yazı yayımlayarak dikkatleri Nâzım'ın haksız mahkumiyeti çeker.
1950 : Yurt içinde ve dışında çeşitli kuruluşlarca "Nazım'a Özgürlük
Kampanyaları" açılır. Meclis'in gündeminde bulunan Af Kanunu'nu çıkarmadan
tatile girmesi üzerine, Nazım, 8 Nisan'da açlık grevine başlar. Aynı gün,
Bursa'dan İstanbul'a Paşakapısı Cezaevi'ne götürülür. 23 Nisan'da grevini
avukatlarının isteği üzerine geçici olarak durdurur. Ağır hastadır, doktorlar üç
ay bir hastanede tedavi görmesi gerektiğini belirtirler. Ancak durumunda hiçbir
değişiklik olmayınca 2 Mayıs'ta yeniden greve başlar. Açlık grevi kamuoyunda
büyük yankı uyandırır. İmza kampanyaları başlatılır. "Nâzım Hikmet adlı bir
dergi çıkarılır 9 Mayıs'ta annesi Celile Hanım 10 Mayıs'ta şair Orhan Veli,
Melih Cevdet ve Oktay Rıfat açlık grevine başlarlar. 14 Mayıs seçimleri
sonucunda ortaya çıkan yeni durum üzerine, 19 Mayıs'ta greve ara verir.
Çıkarılan Genel Af Kanunu'yla serbest bırakılır. 22 Kasım'da Dünya Barış Konseyi
tarafından Pablo Picasso, Paul Robeson, Wanda Jakubowska ve Pablo Neruda'yla
birlikte "Uluslararası Barış Ödülü"nü almaya hak kazandığı açıklanır. Kendisinin
katılamadığı törende ödülünü
Neruda alacaktır.
1951 : Oğlu Memed dünyaya gelir. Askere çağrılır, 49 yaşındadır ve hastadır.
Üstelik askeri okulda öğrenci olarak geçirdiği sürelerin yasa gereği askerliğe
sayılması gerekmektedir. Yaşamına yönelik tehditler üzerine ülkeden ayrılır. 15
Ağustos günü resmi gazetede, Bakanlar Kurulu kararıyla "yurttaşlıktan
çıkarıldığı" duyurulur. Dünya Barış Konseyi'nin bir yıl önce kendisine verdiği
"Uluslararası Barış Ödülünü" Prag'da düzenlenen bir törenle alır.
1952 : Çine'e gider. Ancak hastalanınca gezisini yarım bırakmak zorunda kalır.
Enfaktüs geçirmiştir. Dört ay yatar. Bundan sonraki yaşamı artık doktor
gözetiminde geçecektir.
1953 : Uluslar arası toplantılara katılmayı sürdürür. "Bir Aşk Masalı" oyunu
Moskova'da sahnelenir. Bunu diğer oyunlarının sahnelenmesi izler.
1958 : Paris'e gider. Aralarında Aragon ve Picasso'nun da bulunduğu çok sayıda
yazar ve sanatçıyla görüşür.
1962 : Sovyet Yazarlar Birliği tarafından 60. yaş günü kutlanır. Yazarlar
Evi'nde düzenlenen gecenin ertesinde Politeknik Müzesi'nde, okuyucuları için
ikinci bir toplantı gerçekleştirilir. Gecenin yöneticiliğini İlya Ehrenburg
yapar.
1963 : Afrika'ya, Tanganika'ya gider. "Cenaze Merasimim" başlıklı şiirini kaleme
alır. (Nisan) 3 Haziran sabahı Moskova'da evinde ölür.
|