nazimhikmet

ÜÇ SELVI

Kapimin önünde üç selvi vardi. Üç selvi. Selviler rüzgarda sallanirlardi. Üç selvi. Kökleri yerde, baslari yildizlarda üç selvi. Selviler sallanirlardi rüzgarda. Üç selvi. Bir gece düsman basti evi. Üç selvi. Yatagimda öldürüldüm ben. Üç selvi. Kesildi selviler köklerinden. Üç selvi. Artik ne kökleri yerde, baslari yildizlarda üç selvi. Selviler sallanmiyorlar rüzgarda. Üç selvi. Mermer bir […]

>>

TÜRK KÖYLÜSÜ

Topraktan öğrenip kitapsız bilendir. Hoca Nasreddin gibi ağlayan Bayburtlu Zihni gibi gülendir. Ferhad’dır Kerem’dir ve Keloğlan’dır. Yol görünür onun garip serine, analar, babalar umudu keser, kahbe felek ona eder oyunu. Çarşambayı sel alır, bir yâr sever el alır, kanadı kırılır çöllerde kalır, ölmeden mezara koyarlar onu. O, «Yûnusû biçâredir baştan ayağa yâredir,» ağu içer su […]

>>

SARKILARIMIZ

Sarkilarimiz varoslarda sokaklara çikmalidir. Sarkilarimiz evlerimizin önünde durmali camlara vurmali kapilarin ellerini sikmalidir, sikmalidir acitana kadar, kapilar bagli kollarini açana kadar… Biz anlamayiz tek agzin türküsünü. Her matem gecesi her bayram günü, sarkilarimiz bir gaz sandigini yere yikarak sandigin üstüne çikarak kocaman elleriyle tempo tutmalidir. Sarkilarimiz çam ormanlarinda rüzgar gibi bize kendini hep bir agizdan […]

>>

SAMAN SARISI

Vera Tulyakova’ya derin saygilarimla I Seher vakti habersizce girdi gara ekspres kar içindeydi ben paltomun yakasini kaldirmis perondaydim peronda benden baska da kimseler yoktu durdu önümde yatakli vagonun pencerelerinden biri perdesi aralikti genç bir kadin uyuyordu alacakaranlikta alt ranzada saçlari saman sarisi kirpikleri mavi kirmizi dolgun dudaklariysa simarik ve somurtkandi üst ranzada uyuyani göremedim habersizce […]

>>

SALKIMSÖGÜT

Akiyordu su gösterip aynasinda sögüt agaçlarini. Salkimsögütler yikiyordu suda saçlarini! Yanan yalin kiliçlari çarparak sögütlere kosuyordu kizil atlilar günesin battigi yere! Birden bire kus gibi vurulmus gibi kanadindan yarali bir atli yuvarlandi atindan! Bagirmadi, gidenleri geri çagirmadi, bakti yalniz dolu gözlerle uzaklasan atlilarin parildayan nallarina! Ah ne yazik! Ne yazik ki ona dörtnal giden atlarin […]

>>

RUBAILER

BIRINCI BÖLÜM 1 Bir gerçek âlemdi gördügün ey Celâleddin, heyûlâ  filân degil, uçsuz bucaksiz ve yaratilmadi, ressami illetî-ûlâ filân degil. Ve senin kizgin etinden kalan rubailerin en muhtesemi : «Suret hemi zillest…» filân diye baslayan degil… 2 Ruhum ne ondan önce vardi, ne ondan ayri bir sirrin kemâlidir, ruhum onun, o disimdaki âlemin bende akseden […]

>>

PORTATIF KARYOLA

Bu onun karyolasi portatif bir karyola. O her sabah buradan çikardi yola. Ve her aksam burda çözerdi islak ayakkaplarini. Karyolanin basucunda kitaplar… Açiyorum birer birer kitaplarini. Satirlarin üzerinde ellerinin izi var. Pencerenin içindeki bu beyaz dis firçasi, bu bembeyaz sabun onun… Elsiz kollari gögsünde yatiyor karyolanin üstünde lacivert gemici fanilasi.. Bu onun karyolasi portatif bir […]

>>

PIRAYE IÇIN YAZILMIS : SAAT 21-22 SIIRLERI

Ne güzel sey hatirlamak seni : ölüm ve zafer haberleri içinden, hapiste ve yasim kirki geçmis iken… Ne güzel sey hatirlamak seni : bir mavi kumasin üstünde unutulmus olan elin ve saçlarinda vakur yumusakligi canimin içi Istanbul topraginin… Içimde ikinci bir insan gibidir seni sevmek saadeti… Parmaklarin ucunda kalan kokusu sardunya yapraginin, günesli bir rahatlik […]

>>

OTOBIYOGRAFI

1902’de dogdum dogdugum sehre dönmedim bir daha geriye dönmeyi sevmem üç yasimda Halep’te pasa torunlugu ettim on dokuzumda Moskova’da komünist Üniversite ögrenciligi kirk dokuzumda yine Moskova’da Tseka-Parti konuklugu ve on dördümden beri sairlik ederim kimi insan otlarin kimi insan baliklarin çesidini bilir ben ayriliklarin kimi insan ezbere sayar yildizlarin adini ben hasretlerin hapislerde de yattim […]

>>

ORKESTRA

Bana bak! Hey! Avanak! Elinden o ziriltiyi biraksana! Sana, üç telinde üç siska bülbül öten üç telli saz yaramaz! Bana bak! Hey! Avanak! Üç telinde üç siska bülbül öten üç telli saz daglarla dalgalarla kütleleri ileri atlatamaz! Üç telli saz yatagini degistirmek isteyen nehirlerden:- köylerden, sehirlerden aldigi hizla, milyonlarla agzi bir tek agizla güldüremez! Aglatamaz! […]

>>