nazimhikmet

MERHABA ÇOCUKLAR

Nâzım, ne mutlu sana cân ü gönülden, ferah ve emin, «Merhaba,» diyebildin. Sene 940. Aylardan temmuz. Ayın ilk perşembesi günlerden. Saat : 9. Mektuplarınıza böyle mufassal tarih atın. Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki en kalın kitaptan çok yazısı var : ayın, günün ve saatın. Merhaba, çocuklar. Bir geniş bir büyük «Merhaba» demek, sonra bitirmeden sözümü […]

>>

MEMLEKETİMDEN İNSAN MANZARALARI – İKİNCİ BÖLÜM

Atlantiğin dibinde upuzun yatıyorum, efendim, Atlantiğin dibinde dirseğime dayanmış. Bakıyorum yukarıya: bir denizaltı gemisi görüyorum, yukarıda, çok yukarıda, başımın üzerinde, yüzüyor elli metre derinde, balık gibi, efendim, zırhının ve suyun içinde balık gibi kapalı ve ketum. Orası camgöbeği aydınlık. Orda, efendim, orda yeşil, yeşil, orda ışıl ışıl, orda yıldız yıldız yanıyor milyonlarla mum. Orda, ey […]

>>

MAVİ GÖZLÜ DEV, MİNNACIK KADIN VE HANIMELLERİ

O mavi gözlü bir devdi. Minnacık bir kadın sevdi. Kadının hayali minnacık bir evdi, bahçesinde ebruliii hanımeli açan bir ev. Bir dev gibi seviyordu dev. Ve elleri öyle büyük işler için hazırlanmıştı ki devin, yapamazdı yapısını, çalamazdı kapısını bahçesinde ebruliiii hanımeli açan evin. O mavi gözlü bir devdi. Minnacık bir kadın sevdi. Mini minnacıktı kadın. […]

>>

LODOS

Başlangıç Kim bilir kaç milyon ton ağırlığında ummanda çalkalanmakta su. En yalnız dalganın üzerinde boş bir konserve kutusu… + 1 Bir aydır ki hapisane geceleri böyledir : kızgın dişi kediler — apışları ıslak tüyleri diken diken enselerinde diş yerleri — bazan kuş bazan insan sesi çıkarıp dolaşıyorlar gebe kalana kadar. Mevsim bahara yakın. Hava lodos. […]

>>

KORE’DE ÖLEN BIR YEDEK SUBAYIMIZIN MENDERES’E SÖYLEDIKLERI

DIYET Gözlerinizin ikisi de yerinde, Adnan Bey, iki gözünüzle bakarsiniz, iki kurnaz, iki hayin, ve zeytini yagli iki gözünüzle bakarsiniz kürsüden Meclis’e kibirli kibirli ve topraklarina çiftliklerinizin ve çek defterinize. Ellerinizin ikisi de yerinde, Adnan Bey, iki elinizle oksarsiniz, iki tombul, iki ak, vicik vicik terli iki elinizle oksarsiniz pomadali saçlarinizi, dövizlerinizi, ve memelerini metreslerinizin. […]

>>

KIYAMET SURELERİ

Yedi kat yerin altından uğultular geliyor. Çok alâmetler belirdi, vakit tamamdır. Haram sevaboldu, sevap haramdır. Ak kurt, kara tahtayı daha bir yol kemirir, çekin ki körükleri ateşe girdi demir. Çok alâmetler belirdi, vakit tamamdır. Duyuldu kim ölüm satılıp kâr edile, kendi kendilerin reddü inkâr edile ve duyuldu kabuğuna tık ettiği civcivin. Duyuldu uykusundan uyandığı zincirinden […]

>>

KIŞLIK SARAY

Kışlık Saray’da Kerenski. Smolni’de Sovyetler ve Lenin, sokakta o n l a r . O n l a r biliyorlar ki, O : “- Dün erkendi, yarın geç. Vakit tamam bugün,” dedi. O n l a r : “- Anladık, bildik,” – dediler. Ve hiçbir zaman bildiklerini bu kadar müthiş ve mükemmel bilmediler… İşte : […]

>>

KIRKINCI YILIMIZ

Hepimiz kırk yıl önce doğduk, kırk yıl önce sabahleyin kırk yıl önce gün ışırken Bedreddin’in İznik Gölü’nde çamlı bellerinden birinde Köroğlu’nun ve Sibirya’dan, esirlikten dönen Bolşevik Osman pusuya düşürürken Urfa yolunda seher vakti Fıransızı. Hepimiz kırk yaşındayız yirmisine basanımız da altmışını geçenimiz de atılıp ölenimiz de İstanbul’da Müdüriyet penceresinden. Bu kırkıncı yılımızda ne bir ormanız […]

>>

BERKLEY

Behey Berkley! Behey on sekizinci asrın filozof peskoposu. Felsefenden tüten günlük kokusu                         başımızı döndürmek içindir.                         Hayat kavgasında bizi                         dizüstü süründürmek içindir. Behey Berkley, Behey Allahın                 Cebrail şeklindeki Ezraili, Behey on sekizinci asrın en filozof katili! Hâlâ geziyor İskoçya köylerinde                       adımlarının sesi. Hâlâ uluyor adımlarının sesine                        tüyleri kanlı bir köpek. […]

>>

Dostlarının Ağzından Nazım Hikmet Ran

  Attila İlhan  “Yaşarken çektirdiler, şimdi doğumunu kutluyorlar”… “Nazım Hikmet’in bir zamanlar durumunu anlatan bir mektup var benim elimde. Annesi Celile Hanım’ın Müzehher Va-Nu’ya yazdığı bir mektup bu. Celile Hanım, Nazım Hikmet’in cezaevinde intihar edebileceğini söylüyordu mektupta. Şimdi bunu unutup Nazım Hikmet’in doğum yıldönümünü kutluyorlar. Ben Hazım Hikmet’i kurtarma kampanyasında Paris’te etkin olarak görev yapmıştım. […]

>>