Kategori: şiirler

BIR CEZAEVINDE, TECRITTEKI ADAMIN MEKTUPLARI

1 Senin adini kol saatimin kayisina tirnagimla kazidim. Malum ya, bulundugum yerde ne sapi sedefli bir çaki var, (bizlere âlâti-katia verilmez), ne de basi bulutlarda bir çinar. Belki avluda bir agaç bulunur ama gökyüzünü basimin üstünde görmek bana yasak… Burasi benden baska kaç insanin evidir? Bilmiyorum. Ben bir basima onlardan uzagim, hep birlikte onlar benden […]

>>

TÜRKIYE ISÇI SINIFINA SELÂM

Türkiye isçi sinifina selâm! Selâm yaratana! Tohumlarin tohumuna, serpilip gelisene selâm! Bütün yemisler dallarinizdadir. Beklenen günler, güzel günlerimiz ellerinizdedir, hakli günler, büyük günler, gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatilmayan, ekmek, gül ve hürriyet günleri. Türkiye isçi sinifina selâm! Meydanlarda hasretimizi haykiranlara, topraga, kitaba, ise hasretimizi, hasretimizi, ayyildizi esir bayragimiza. Düsmani yenecek isçi sinifimiza selâm! Paranin padisahligini, […]

>>

TEFTIS

Sayfada saygiyla göze çarpsin diye komuslar fotografi bas köseye. Izmir’de, Kordon’da, Memetleri teftis. Vakit ögle, hava sicak, gün uzun belli. Önde Amerikan pasasi kafayi dikmis ve sirmali sapkasinda eli kasap biçagi gibi parliyor keskin, genis ve küfredip sesini duyuyorum topragima tokat gibi inen adimlarinin. Türk pasasi on bes adim geride. Yüzünü göremiyorum, gölgeli. Belki alismis, […]

>>

TAHIRLE ZÜHRE MESELESI

Tahir olmak da ayip degil Zühre olmak da hattâ sevda yüzünden ölmek de ayip degil, bütün is Tahirle Zühre olabilmekte yani yürekte. Meselâ bir barikatta dövüserek meselâ kuzey kutbunu kesfe giderken meselâ denerken damarlarinda bir serumu ölmek ayip olur mu? Tahir olmak da ayip degil Zühre olmak da hattâ sevda yüzünden ölmek de ayip degil. […]

>>

SILÂHSIZ INSANLAR

Bes kitanin içinden basladi sefer Gidildi kuzeye dogru, gidildi, Ormanlar, kayalar, göller, denizler Sehrine varildi, sehir yesildi. Bu gelenler silâhsiz adamlardi Her birisi yüregini çikardi. Her yürekte güzel bir seyler vardi, Hayata sevdalar ilân edildi. Geceler beyazdi, gündüzler serin, Sözleri dövdüler dan dan da din din, Örsünde sicacik yüreklerinin Ölüm bu sözlerden güçlü degildi. 1956 […]

>>

SIMAVNE KADISI OGLU SEYH BEDRETTIN DESTANI

Darülfünün Ilâhiyat Fakültesi tarihi kelâm müderrisi Mehemmed Serefeddin Efendinin 1925-1341 senesinde Evkafi Islâmiye Matbaasinda basilan «Simavne Kadisi oglu Bedreddin» isimli risalesini okuyordum. Risalenin altmis besinci sayfasina gelmistim. Cenevizlilere sirkâtip olarak hizmet eden Dukas, tarihi kelâm müderrisinin bu altmis besinci sayfasinda diyordu ki:         «O zamanlarda Iyonyen körfezi medhalinde kâin ve avam lisaninda Stilaryum – Karaburun […]

>>

SESLER GELIYOR…..

Sesler geliyor günbatisindan sesler…. Koynunda günesin kayboldugu zindan aydinlanacak mi? Bekliyelim mi? Bekliyebilir miyiz? Biz gündogusunun milyonlarla milyonu bekliyoruz bunu.. Sesler geliyor günbatisindan sesler.. Biz çiplak ayakli Hindistanin açligini esmer gözlerinde bir alev gibi tasiyanlar. Biz sari yüzlerinden gözleri biçak yarasi gibi bakan kavga meydanlarinda kellesini koparip kocaman kanli sari bir çiçek gibi birakan Çin […]

>>

SES

Çeneni avuçlarinin içine alip, duvara dalip kalma!. Çeneni avuçlarinin içine alma!. Kalk! Pencereye gel! Bak! Disarda gece bir cenup denizi gibi güzel, çarpiyor pencerene dalgalari.. Gel! Dinle havalari: havalar seslerin yoludur, havalar seslerle doludur: topragin, suyun, yildizlarin ve bizim seslerimizle… Pencereye gel! Havalari dinle bir: Sesimiz yanindadir, sesimiz seninledir… Nazım Hikmet Ran

>>

SEN

En güzel günlerimin üç mel’un adamı var: Ben sokakta rastlas……….. Şiirin tamamını telif haklarından dolayı artık yayınlayamıyoruz. Özür dileriz. Nazım Hikmet Ran

>>

SEHITLER

Sehitler, Kuvâyi Milliye sehitleri, mezardan çikmanin vaktidir! Sehitler, Kuvâyi Milliye sehitleri, Sakarya’da, Inönü’nde, Afyon’dakiler Dumlupinar’dakiler de elbet ve de Aydin’da, Antep’te vurulup düsenler, siz toprak altinda ulu köklerimizsiniz yatarsiniz al kanlar içinde. Sehitler, Kuvâyi Milliye sehitleri, siz toprak altinda derin uykudayken düsmani çagirdilar, satildik, uyanin! Biz toprak üstünde derin uykulardayiz, kalkip uyandirin bizi! uyandirin bizi! […]

>>