Kategori: şiirler

ORADA TANIDIKLARIM – I

I Bir kafes. Bir kanarya kusu. Sari kanatlarin tellere vurusu. Kitaplar, kitaplar, Puskinden Mayakofskiye kadar siir kitaplari.. Kitaplar, kitaplar, Felsefe – Diyalektik Materyalizm. Iktisat – Dört cilt Kapital. Bir keman – yeni dogmus bir çocuk gibi yatiyor kutusunda. Pencere açik. Disarda sehir – ayisikli uykusunda… Gözler. Kocaman, berrak, iri, iki mavi damla gibi gözleri.. Kumral […]

>>

ONUN DOGUSU VE DEMIRHANE BACASI

Demirhane bacasi ki yagmurda ümitsiz ve müntekim dururdu. Ve rüzgâr ki kendini kaldirip kaldirip demirhane bacasina vururdu. Ve siyah bir yelken gibi gece rüzgârdayken, sahip degilken agaçlar dallarina, kuslar kanatlarina, ve çekerken karanliktan yildirimlari toprak, insanlar ve âletler birakip kaldirimlari derin uykulardayken bir zemin katinda bir çocuk dogdu. Yildizlar teker teker deste deste yandilar. Yildizlar, […]

>>

KUVÂYI MILLIYE – SEKIZINCI BAP

26 AGUSTOS GECESINDE SAATLAR IKI OTUZDAN BES OTUZA KADAR ve IZMIR RIHTIMINDAN AKDENIZ’E BAKAN NEFER Saat 2.30. Kocatepe yanik ve ihtiyar bir bayirdir, ne agaç, ne kus sesi, ne toprak kokusu vardir. Gündüz günesin, gece yildizlarin altinda kayalardir. Ve simdi gece oldugu için ve dünya karanlikta daha bizim, daha yakin, daha küçük kaldigi için ve […]

>>

KUVÂYI MILLIYE – YEDINCI BAP

922 AGUSTOS AYI ve KADINLARIMIZ ve 6 AGUSTOS EMRI ve BIR ÂLETLE BIR INSANIN HIKÂYESI Ayin altinda kagnilar gidiyordu. Kagnilar gidiyordu Aksehir üstünden Afyon’a dogru. Toprak öyle bitip tükenmez, daglar öyle uzakta, sanki gidenler hiçbir zaman hiçbir menzile erismiyecekti. Kagnilar yürüyordu yekpare meseden tekerlekleriyle. Ve onlar ayin altinda dönen ilk tekerlekti. Ayin altinda öküzler baska […]

>>

KUVÂYI MILLIYE – BESINCI BAP

920’NIN 16 MARTI ve MANASTIRLI HAMDI EFENDI ve RESADIYELI VELI OGLU MEMET’IN HIKÂYESI «Bu hamiyetli ve cesur, Manastirli Hamdi Efendi olmasaydi, Istanbul felâketinden kim bilir haber almak için ne kadar intizarlar içinde kalacaktik. Istanbul’da bulunan nâzir, mebus, kumandan, teskilâtimiz mensuplari içinden bir zat çikip vaktiyle bize haber vermegi düsünmemis oldugu anlasiliyor. Demek ki cümlesini heyecan […]

>>

KUVÂYI MILLIYE – DÖRDÜNCÜ BAP

NURETTIN ESFAK’IN BIR MEKTUBU ve BIR SIIRI Kardesim, sana bu mektubu Ankara’da Kuyulu kahvede yaziyorum. Hep ayni Anadolu havalarini çaliyor gramofon kocaman bir boru çiçegine benzeyen agziyla, Disarda yagmur… Mektepten istifa ettim. Cepheye gidiyorum ihtiyat zabitligiyle. Çocuklarimiza Türkçe okutmak, ögretmek, sevdirmek onlara dünyanin en diri, en taze dillerinden birini, kendi dillerini, güzel sey, büyük sey. […]

>>

KUVÂYI MILLIYE – ÜÇÜNCÜ BAP

YIL 1920 ve ARHAVELI ISMAIL’IN HIKÂYESI Atesi ve ihaneti gördük. Düsman ordusu yine basladi yürümege. Akhisar, Karacabey, Bursa ve Bursa’nin dogusunda Aksu, çarpisarak çekildik… 920’nin 29 Agustos’u : Usak düstü. Yarali ve dehsetli kizgin fakat topragimizdan emin, Dumlupinar sirtlarindayiz. Nazilli düstü. Atesi ve ihaneti gördük. Dayandik dayanmaktayiz. 1920 Subat, Nisan, Mayis, Bolu, Düzce, Geyve, Adapazari […]

>>

KUVÂYI MILLIYE – IKINCI BAP

YIL YINE 1919 ve ISTANBUL’UN HÂLI ve ERZURUM ve SIVAS KONGRELERI ve KAMBUR KERIM’IN HIKÂYESI Biz ki Istanbul sehriyiz, Seferberligi görmüsüz : Kafkas, Galiçya, Çanakkale, Filistin, vagon ticareti, tifüs ve Ispanyol nezlesi bir de Ittihatçilar, bir de uzun konçlu Alman çizmesi 914’ten 18’e kadar yedi bitirdi bizi. Mücevher gibi uzak ve erisilmezdi seker erimis altin […]

>>

BEYAZIT MEYDANI’NDAKI ÖLÜ

Bir ölü yatiyor       on dokuz yasinda bir delikanli       gündüzleri güneste       geceleri yildizlarin altinda       Istanbul’da, Beyazit Meydani’nda. Bir ölü yatiyor       ders kitabi bir elinde       bir elinde baslamadan biten rüyasi       bin dokuz yüz altmis yili Nisaninda       Istanbul’da, Beyazit Meydani’nda. Bir ölü yatiyor       vurdular       kursun yarasi       kizil […]

>>

KUVÂYI MILLIYE – BIRINCI BAP

YIL 1918-1919 ve KARAYILAN HIKÂYESI Atesi ve ihaneti gördük ve yanan gözlerimizle durduk bu dünyanin üzerinde. Istanbul 918 Tesrinlerinde, Izmir 919 Mayisinda ve Manisa, Menemen, Aydin, Akhisar : Mayis ortalarindan Haziran ortalarina kadar yani tütün kirma mevsimi, yani, arpalar biçilip bugdaya baslanirken yuvarlandilar… Adana, Antep, Urfa, Maras : düsmüs dövüsüyordu… Atesi ve ihaneti gördük. Ve […]

>>